Günümüzde özel hayatımıza dair pek çok anımızı da internetin uzantısı olan sosyal medya platformlarında sıklıkla paylaşıyoruz.

Milyonlarca kullanıcısı olan Pinderest, Facebook, Instagram, Twitter gibi sosyal medya olarak adlandırılan internet dünyasında, özel hayat, iş hayatı ve aile yaşantısına ilişkin bilgiler, belgeler, fotoğraflar, videolar, fikirler, yazılar paylaşılmaktadır. Fakat kişilerin çoğunlukla fazla düşünmeden paylaştıkları bu bilgiler, kişisel veriler ve fotoğraflar bazı davalarda, özellikle aile hukukuna ilişkin yargılamalarda, karşı tarafça aleyhe delil olarak dosyaya sunulabilmektedir. Peki, bu sosyal paylaşım sitelerinden alınan yazışmaların, fotoğrafların çıktısının Mahkemelerce delil olarak kabul edilmesi mümkün müdür?

Mahkemeye sunulan tüm deliller kural olarak hukuka uygun şekilde elde edilmelidir. Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller, davada tarafın ileri sürdüğü iddiayı şüphe duyulmayacak şekilde ortaya koysa dahi mahkeme tarafından delil olarak kabul edilemez. Yani hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil hükme esas olamaz.

Esasen Facebook, Instagram vb. sosyal medya mecralarından elde edilen yazışmaların hukuka uygun olup olmadığı da davanın türüne göre değişecektir. Ceza davalarında katı bir delil değerlendirmesi olurken hukuk davalarında özellikle boşanma davalarında daha esnek bir değerlendirme yapılır.

A) Genel Açıklama

Sosyal medya, günümüzde teknolojinin gelişmesiyle kişiler arası iletişimde kullanılan araçlardan biridir. Bu anlamda Whatsapp, Skype, Facebook, Twittter, İnstagram, Google Hangouts v.b tüm sosyal medya uygulamaları ve yine e-mail yaygın olarak kullanılmaktadır. Sosyal medya kayıtlarının boşanma davalarında rolü nedir?

Bu yazımızda; mahkeme whatsapp kayıtlarını isteyebilir mi, boşanma davasında whatsapp kayıtları istenir mi, boşanma davalarında whatsapp, boşanmada whatsapp kayıtları delil olur mu, whatsapp konuşmaları mahkemede delil olur mu, whatsapp kayıtları mahkeme, whatsapp mesajları delil olur mu, whatsapp mesajları delil yargıtay, whatsapp konuşmaları delil, whatsapp mesajları mahkemede delil olur mu, whatsapp ses kaydı delil olur mu, boşanma davasında whatsapp kayıtları gibi soruların cevaplarının tartışılarak sonuca ulaşıldığı bir makale hazırlanmıştır.

Eşler sosyal iletişim uygulamalarında; fotoğraf, yazı, video gibi verilerle her anını paylaşabildiği gibi üçüncü kişilerle de iletişim kurabilmektedir. Ancak bu durumla eşlerin sadakatsizliğe varacak veya şiddete ya da kötü hayat sürmeye yönelik tavır ve davranışları da ortaya çıkabilmektedir. Bu anlamda eşlerin bu tür iletişim uygulamalarındaki kayıtlarının delil değeri her geçen gün artmaktadır.

Sosyal medya uygulamalarından elde edilen bu verilerin, özelikle boşanma davasında delil olup olamayacağı önem arz etmektedir. Hemen belirtelim ki, bu verilerin boşanma davasında delil olarak değerlendirilebilmesi için, hukuka uygun olarak elde edilmiş olması gerekmektedir.

B)Facebook-Whatsapp – Instagram – Twitter Gibi Sosyal Medya Kayıtları Hangi Hallerde Hukuka Uygun Kabul Edilir?

Hukuka uygunluk bakımından bu kayıtlarının delil değeri yönüyle bir genelleme yapmak mümkün değildir. Her somut duruma göre değerlendirmek gerekir. Ancak;

  • -Eşin, bu uygulamalardaki hesabı üzerinden, herkese açık olarak paylaştığı fotoğraf, yazı, video gibi veriler veya yer bildirimleri, yine hesap sahibinin özel ve gizli alanına yönelik olmayan herkesin görebildiği diğer paylaşımlar, boşanmada davasında delil olarak kullanılabilir. Yine sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımların, hesabın sahibi veya aynı paylaşım ortamında bulunan kişilerce delil olarak kullanımının mümkün olduğu değerlendirilmektedir.
  • -Eşlerin birbirlerine yönelik yaptığı paylaşımlar incelendiğinde ise, eşlerin kendi hesabındaki veriler delil olarak kullanılabilecektir. Eşlerden biri diğerine örneğin Whatsapp üzerinden hakaret veya tehdit etmişse, mağdur eş bu mesajların kendi telefonu üzerinden incelenmesini Mahkemeden isteyebilir. Bu kayıtlar özel hayatın gizliliğini ihlal etmeyecektir. Bu kapsamda mahkemece uzman bilirkişiden rapor alınarak, bu hususun tespiti yapılabilecektir.

C)Facebook-Whatsapp- Instagram- Twitter Gibi Sosyal Medya Kayıtları Hangi Hallerde Hukuka Aykırı Kabul Edilir?

1-) Konuya İlişkin Mevzuat:

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 134. maddesinde “Özel hayatın gizliliğini ihlâl” suçu düzenlenmiş olup, maddeye göre; “[1] Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. / [2] Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur” denilmektedir. Aynı Kanun’un 135/1. maddesine göre de, “Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.” Yine aynı Kanunun 136/1. maddesine göre ise, “Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “İspat hakkı” başlığını taşıyan 189/2. maddesine göre;

“Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz”.

2-) Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin Kararı Kapsamında Değerlendirme:

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 07/03/2017 Tarih ve 2016/14742 E. – 2017/2577 K sayılı kararında da belirtildiği üzere;

HMK 189/2. hükmü ile açıkça hukuka aykırı olarak elde edilmiş delilerin ispat gücü olmayacağı kabul edilmiştir. Böylece yargılamada ispat hakkının delillere ilişkin yönünün hukuki çerçevesi çizilmiştir. Bir davada ileri sürülebilecek her-türlü delilin mutlaka hukuka uygun yollardan elde-edilmiş olması, eş söyleyişle “yasak delil” niteliğinde olmaması esası getirilmiştir. Anılan düzenlemeye göre, hukuka aykırı olarak elde edildiği anlaşılan delillerin, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağı, yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekeceği ifade edilmektedir. Böylece bir delilin her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tesbiti halinde, diğer tarafça bu konuda itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece bu sunulan delillerin caiz olmadığına karar verilerek, dosya kapsamında değerlendirilmemesi ilkesi benimsenmiştir. Yine hukuka-aykırı olarak elde edilen bir delilin içeriği doğru dahi olsa “zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir” ilkesi nedeniyle mahkemece hükme-esas-alınamayacaktır.

Bu nedenle bahse konu kayıtların nasıl elde edildiği önemli olup, aksi halde TCK kapsamındaki yaptırımlara/cezalara muhatap olunabilir. Yine HMK 189/2. hükmü uyarınca da, boşanma davasında delil değeri olmayacaktır. Kişiler örneğin Whatsapp üzerinden eşin üçüncü kişilerle olan konuşma içeriklerini elde edemezler. Ancak GSM operatörleri üzerinden bir kısım iletişim kayıtlarının tespitini Mahkemeden isteyebilirler. Mahkeme de uygun görürse, ilgili GSM operatöründen bu kayıtları isteyebilir. Uygulamada boşanma davasına bakan mahkemeler, aranan numara, aranan tarih ve saat yahut mesaj gönderilen numara ve gönderim tarih ve saati gibi bilgileri ilgili GSM operatöründen istemektedir. Ancak cep telefonu hattı ile yapılan görüşmelerin içeriklerinin ilgili operatörden istenmesi talebi kabul görmeyecek ve reddedilecektir. Bu tarz kayıtların elde edilmesi, ancak ceza soruşturma ve kovuşturmalarında belirlenen usuller çerçevesinde, geleceğe yönelik olarak gündeme gelebilmektedir.

3-)Uygulamada En Çok Karşılaşılan Örnekler

Bir eş diğer eşin şifresini ele geçirerek ondan habersiz sosyal medya hesaplarına gizlice girip, burada kamuya ifşa edilmemiş gizli nitelikteki içerikleri boşanma davasında delil olarak ileri sürerse, diğer eş hesabına rızasına aykırı girildiğini ortaya koyması halinde, Mahkemece bahse konu veriler delil olarak kullanılmayacaktır. Hesabı ele geçiren eşin bu davranışı, ceza hukuku anlamında yaptırımlara da konu olabilecektir.

Bunun dışında, bir eşin, diğer eşin telefonuna yüklediği program ile elde ettiği görüşme kayıtlarının da hukuka aykırı delil olacağı açıktır. Kaldı ki bu delile dayanan eş yönüyle, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ilgili kararında da belirtildiği üzere, “eşinin telefonuna gizlice program yükleyerek görüşme kayıtlarının elde edilmesinin, eşinin özel hayatının gizliliğini ihlal etme” sonucunu doğuracağından, boşanma davası yönüyle aleyhe kusurlu bir davranış olarak Mahkemece değerlendirilmesine neden olacaktır (16.04.2018 Tarih ve 2016/16760 E. – 2018/5112 K.).

4-) Hukuk Genel Kurulu Kararı Kapsamında Değerlendirme ve Kanaatimiz:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2002 yılında verdiği bir kararında, “aynı çatı altında yaşayan eşlerin özel hayatlarının iç içe geçtiğini, özel alan sınırlarının muğlaklaştığını, bu nedenle eğer bir eş diğerinin günlük, mektup veya fotoğraflarını zorla veya tehditle ele geçirmeyip evde bulmuşsa, diğer eşin özel alanına ilişkin olsa bile, bunların boşanma davasında delil olarak kabul edileceğine” karar vermiştir. Dolayısıyla aynı evde yaşayan eşlerin yaşamları ve özgürlük sınırları da ortak olduğundan, bazı verileri elde etmek için kanuna aykırı bir eylem/davranış da bulunmaksızın, bu verilere tesadüfen ulaşmaları da mümkün olabilmektedir.

Fakat farklı bir hukuki görüşe göre ise; yaşanılan ortak konut içinde de olsa, eşlerin de kendi özel alanlarının bulunduğu, bu alanın mahremiyetinin hukuk tarafından korunması gerektiği; bu nedenle de bu mahrem alandan gizlice elde edilen verilerin delil olarak kabul edilmesinin hukuken doğru olmayacağı, ifade edilmektedir.

Kanaatimizce burada “rıza” unsuru önem arz etmektedir. Konuyla ilgili TCK 26/2 maddesine göre,

“Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez”, denilmektedir.

Bu anlamda bir eşin, diğer eşe rızasıyla verdiği sosyal medya uygulaması şifresinin kullanılmasıyla elde edilen veriler, hukuka uygun olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak burada şifrenin rıza ile verildiğini iddia eden eşin; bunu (rızanın olduğunu) Mahkemede ispatı önemli olacaktır.

D) Facebook-Whatsapp- Instagram- Twitter Gibi Sosyal Medya Kayıtları Boşanma Davasında Tek Başına Delil Olur Mu?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; elektronik ortamdaki fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıların ancak diğer delillerle desteklendikleri takdirde delil olarak hükme esas alınabileceğine, yönelik kararlar vermektedir (25/04/208 Tarih ve 2016/16661 E. – 2018/5566 K.) . Bu bakımdan bu kayıtların özelikle tanık gibi en çok kullanılan diğer delillerle desteklenmesi gerekecektir.

E) Sonuç

Eşler; diğer eşin sosyal medya uygulamalarından veya telefonundan gizlice veya hukuka aykırı olarak elde ettiği fotoğraf, yazı, video gibi verileri Mahkemeye sunmaları halinde; kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi/kaydedilmesi veya özel hayatın gizliliğini ihlâl suçları gibi suçlardan mağduriyetler yaşayabilmekteler. Bu bakımdan konu hakkında hukuki destek alınması ve uzman bir Boşanma Avukatı ile sürecin yürütülmesi, faydalı olacaktır.

  • gaziantep boşanma avukatı ali tümbaş

Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer?

15/09/2021|

Boşanma aşamasına gelmiş tarafların sıklıkla tarafımıza yönelttiği sorulardan biride davanın ne kadar zaman alacağıdır. Boşanmanın çiftler üzerinde bir takım psikolojik etkilerinin olduğu düşünüldüğünde elbette dava [...]

  • aile hukuku boşanma gaziantep

Anlaşmalı Boşanma Davasını Kim Açmalı?

10/09/2021|

Anlaşmalı boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nun en fazla uygulanan ve gündeme gelen hükümlerinden biridir. Boşanma davalarının geneline bakıldığında %90 oranında anlaşmalı boşanma davalarının görüldüğü ortaya [...]

  • gaziantep boşanma avukatı ali tümbaş

Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma

09/09/2021|

Boşanma sebepleri; Özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere ikiye ayrılır. Aldatma (zina); özel bir boşanma sebebidir. Davacının aldatma olgusunu ispatlaması halinde mahkeme tarafların diğer [...]

Abonemiz Ol

GÜNCEL HUKUKİ GELİŞMELERDEN İLK SEN HABERDAR OL

Abone Listesine Gönderildi.
Bir hata oluştu. Lütfen mail adresinin doğru olduğundan emin olunuz.

Aile Hukuku, Ceza Hukuku ve İdare Hukukuna İlişkin Haber ve Makaleler

Avukat
AvukatAli Tümbaş
Hizmetlerimizi müvekkillerimizin değişen ihtiyaçlarına uygun olarak geliştirmeye ve yenilikçi, kaliteli hizmetler sunmaya kararlıyız.

Avukat Ali Tümbaş, 2003 yılında mezun olduğu hukuk fakültesi sonrası meslek hayatını Gaziantep Barosu‘na kayıtlı olarak Avukatlık ve Danışmanlık hizmeti vermektedir.

Özellikle Yurtdışında alınmış olan yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi ile Aile Hukukundan kaynaklı Anlaşmalı veya Çekişmeli Boşanma, çocuğun velayeti, iştirak ve yoksulluk nafakası, mal rejimi/mal paylaşımı ve Maddi/Manevi Tazminat alanlarında hizmet vermekte olup bu alanlarla ilgili çeşitli sertifikaları bulunmaktadır.

Avukat Ali Tümbaş avukatlık mesleği yanında Aile Hukukunun Mal rejimi (Malların paylaşımı) alanında almış olduğu profesyonel eğitim ile ayrıca bilirkişilik sıfatına da haizdir.

Yine Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı Arabulucular Siciline Kayıtlı Uzman Arabulucu olarak da görev yapmaktadır.

İş Hukuku, Ticaret Hukuku, Tüketici Hukuku alanlarında özel uzmanlık eğitimini de tamamlanmıştır. Aile Hukuku Uzman Arabuluculuk kapsamında da çalışmaları devam etmektedir.

Avukat Ali Tümbaş genelini ilgilendiren birçok davası haber konusu edilmiştir.


En karakteristik özellikleri arasında azimli, sıkı takipçi oluşu ve her zaman ulaşılabilir olması yer almaktadır.

Düzenli olarak çeşitli yayın alanlarında makaleler yazmaktadır.