Velayet Nedir?

Velayet bir çocuğun ergin olana kadar anne ve babasının gözetimi altında yetiştirilmesidir. Evlilik süresi içerisinde anne ve baba velayeti birlikte kullanırlar. Boşanma durumunda ise ergin olmayan çocuk hakim kararıyla kime bırakılmış ise velayet o ebeveynde olur.

Okul çağındaki çocukların velayeti kime verilir?

Boşanma aşamasına gelen eşlerin yaşadığı en büyük sorun, çocukların velayetinin kime verileceği olmaktadır.

Okul çağındaki çocukların velayeti kime verilir sorusu en çok karşılaştığımız sorulardandır.

Boşanma davalarında çocukla ilgili iki sorun yaşanmaktadır ve eşler, bu aşamada ya çocuğu paylaşamamakta, bu nedenle sorunlar yaşanmaktadır.

Ya da eşlerden her ikisi de çocuğu karşı tarafa vermek istemektedir ve her şekilde çocuğu yıpratan bu durumun hukuksal çerçevede sonuca bağlanması hiç kuşkusuz en doğru olanıdır.

Velayete karar veren hakimin ilk dikkat ettiği husus, çocuğun yaşıdır eğer çocuk anneden kopamayacak kadar küçük ise, hakim tarafından mutlaka annede kalmasına karar verilir.

Aksi bir durum söz konusu olduğunda, baba çocuğun ihtiyaçlarını karşılayamayacak ve çocuk sorun yaşayacaktır.

Yaş sınırı ise 6 ve 7’dir ve bu yaş çocukların annesine ihtiyacının daha çok olduğunu belirtir yaşlardır.

Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Boşanma davalarına ilişkin önemli ve problemli hususlardan biri de ortak çocuğun velayetine ilişkindir. Boşanma isteyen eşlerin çocuklarının velayetinin kimde kalacağı hususu hakim tarafından belirlenmektedir. Hakim, karar verirken öncelikle çocuğun yararını gözetmektedir.

Bu anlamda hakim ortak çocuğun velayetinin kime verileceği hususunun tespitinde anne ve babanın yaşam tarzlarını çocuğun gelişimi ve bakımı için uygun olup olmadıkları noktasında değerlendirecektir. Buna ilişkin olarak uzman pedagogdan görüş alınır ve ayrıca çocuğun fikri de alınarak mahkemece velayete ilişkin değerlendirme yapılır.

Bu hususun önemi nedeni ile özellikle çocuğunuzun velayetini almak istiyorsanız haklarınız ve dava süresince yapabileceğiniz hukuki işlemler ilgili detaylı bilgi için avukat yardımı almanızı tavsiye ederiz.

Velayet İçin Çocuğun Görüşünün Alınır mı?

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 3 ve 6. maddeleri, iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını, görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir.

Bu durum yargımızda da yerini bulmuş ve idrak yaşına sahip çocuklara velayet konusunda görüş hakkı tanınmıştır. Yargıtay uygulamasında kural olarak 8 yaş ve üzeri çocuklar idrak çağında sayılmaktadır. Ancak uygulamada sıklıkla karıştırılan durum Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkün olmasıdır. Taraflar sıklıkla çocuğun baskı altında kalacağını ve idrak yaşında olsa da baskıyla diğer ebeveynini tercih edeceğinden çok korkmaktadır.

Ancak belirtiğimiz üzere çocuğun tercihinin aksine üstün yararı olmadığı görülecek olursa mahkeme velayet konusunda çocuğun görüşünün aksine karar verebilecektir.

Aile Mahkemesi velayet konusunda karar verirken bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan inceleme ve rapor istemeli, söz konusu raporla; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocukların sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumlarının bulunup bulunmadığının araştırmalı ve diğer deliller de göz önüne alınarak velayet konusunda bir karar vermelidir. Tüm bu incelemeler sonucunda çocuğun üstün yararı tespit edilebilecektir.

Ali Tümbaş anlaşmalı boşanma çekişmeli gaziantep

Çocuğun görüşü dikkate alınmalıdır

Velayet kararı verilirken çocuğun görüşünün alınması son derece önemlidir. Hatta idrak çağında olan çocuk için görüşü alınarak karar verilmesi şarttır.

Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarında da ifade edildiği üzere velayet, çocuk için kullanılacak bir haktır ve bu nedenle çocuğun isteğinin tespit edilmesi ve buna göre karar verilmesi gerekecektir.

Çocuğun görüşünün alınabilmesi için; çocuğun bağımsız düşünebilen, idrak kabiliyetine sahip ve kendisini ifade edebilecek yaşta olması gereklidir. Yoksa idrak çağına gelmemiş, bağımsız düşünemeyen çocuğun anne veya babadan birinin yönlendirmesi ile görüşünü ifade etmesinin anlamı yoktur. Keza henüz bu olgunluğa erişmemiş bir çocuğun anne ve babası arasında tercih yapmaya zorlanması da uygun değildir.

Çocuğun yaşı ne olursa olsun, bildirdiği görüşün kendi iradesi mi yoksa anne veya babasının zorlaması ile mi açıklandığı konusunda da hâkim pedagog ve sosyologlar görevlendirerek, çocuğun görüşünün bağımsız görüşü olup olmadığını denetlemesi gerekecektir. Pedagog ve sosyologlar sadece çocuklar görüşmekle yetinmeyecek, çocuğu anne ve babasının yanında, onlarla kurduğu iletişimi, onların yanındaki davranışlarını da gözlemleyerek, gerekirse okul öğretmenleriyle, rehber öğretmenleriyle görüşerek raporunu düzenleyecektir.

İdrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması şartı Türk Medeni Kanunumuzda düzenlenmemiş olmasına rağmen, Yargıtay’ın Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ndeki düzenlemeyi de esas alarak, çocuğun görüşünün alınmasının şart olduğunu ifade etmiş, çocuğun görüşü alınmadan tesis edilen kararların ise bozma nedeni olduğunu karara bağlamıştır.

Velayet kararı verilirken tek ölçüt çocuğun görüşü değildir. Hâkim çocuğun üstün yararı neyi gerektiriyorsa ona göre karar vereceğinden, yaptığı araştırma ve incelemeler neticesinde çocuğun üstün yararı nedeniyle görüşünün aksine de karar verebilecektir.

Geçici Velayet Nedir?

Geçici velayet, mahkeme tarafından tedbiren verilen bir karardır. Boşanma davası devam ederken verilen geçici velayet kararı, boşanma kararının kesinleşmesi ile sona ermektedir.

Çocuğun Velayeti Hangi Durumlarda Anneye Verilmez?

Çocuğa fiziksel veya psikolojik şiddette bulunulması, ebeveynin psikolojik rahatsızlığı olması ve bu rahatsızlığın çocuğu doğrudan etkilemesi, bakım ve gözetiminin ihmal eden ebeveyne velayet hakkı verilmemektedir.

  • gaziantep boşanma avukatı ali tümbaş

Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer?

15/09/2021|

Boşanma aşamasına gelmiş tarafların sıklıkla tarafımıza yönelttiği sorulardan biride davanın ne kadar zaman alacağıdır. Boşanmanın çiftler üzerinde bir takım psikolojik etkilerinin olduğu düşünüldüğünde elbette dava [...]

  • aile hukuku boşanma gaziantep

Anlaşmalı Boşanma Davasını Kim Açmalı?

10/09/2021|

Anlaşmalı boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nun en fazla uygulanan ve gündeme gelen hükümlerinden biridir. Boşanma davalarının geneline bakıldığında %90 oranında anlaşmalı boşanma davalarının görüldüğü ortaya [...]

  • gaziantep boşanma avukatı ali tümbaş

Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma

09/09/2021|

Boşanma sebepleri; Özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere ikiye ayrılır. Aldatma (zina); özel bir boşanma sebebidir. Davacının aldatma olgusunu ispatlaması halinde mahkeme tarafların diğer [...]

Abonemiz Ol

GÜNCEL HUKUKİ GELİŞMELERDEN İLK SEN HABERDAR OL

Abone Listesine Gönderildi.
Bir hata oluştu. Lütfen mail adresinin doğru olduğundan emin olunuz.

Aile Hukuku, Ceza Hukuku ve İdare Hukukuna İlişkin Haber ve Makaleler

Avukat
AvukatAli Tümbaş
Hizmetlerimizi müvekkillerimizin değişen ihtiyaçlarına uygun olarak geliştirmeye ve yenilikçi, kaliteli hizmetler sunmaya kararlıyız.

Avukat Ali Tümbaş, 2003 yılında mezun olduğu hukuk fakültesi sonrası meslek hayatını Gaziantep Barosu‘na kayıtlı olarak Avukatlık ve Danışmanlık hizmeti vermektedir.

Özellikle Yurtdışında alınmış olan yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi ile Aile Hukukundan kaynaklı Anlaşmalı veya Çekişmeli Boşanma, çocuğun velayeti, iştirak ve yoksulluk nafakası, mal rejimi/mal paylaşımı ve Maddi/Manevi Tazminat alanlarında hizmet vermekte olup bu alanlarla ilgili çeşitli sertifikaları bulunmaktadır.

Avukat Ali Tümbaş avukatlık mesleği yanında Aile Hukukunun Mal rejimi (Malların paylaşımı) alanında almış olduğu profesyonel eğitim ile ayrıca bilirkişilik sıfatına da haizdir.

Yine Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı Arabulucular Siciline Kayıtlı Uzman Arabulucu olarak da görev yapmaktadır.

İş Hukuku, Ticaret Hukuku, Tüketici Hukuku alanlarında özel uzmanlık eğitimini de tamamlanmıştır. Aile Hukuku Uzman Arabuluculuk kapsamında da çalışmaları devam etmektedir.

Avukat Ali Tümbaş genelini ilgilendiren birçok davası haber konusu edilmiştir.


En karakteristik özellikleri arasında azimli, sıkı takipçi oluşu ve her zaman ulaşılabilir olması yer almaktadır.

Düzenli olarak çeşitli yayın alanlarında makaleler yazmaktadır.