Boşanma sebepleri; Özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere ikiye ayrılır. Aldatma (zina); özel bir boşanma sebebidir. Davacının aldatma olgusunu ispatlaması halinde mahkeme tarafların diğer kusur durumlarına bakmaksızın boşanma kararı verir.


Özellikle belirtelim ki; aldatılan eşin aldatma olgusuna tepki olarak hakaret içeren sözler söylemesi zina nedeniyle boşanma davasında aldatılan tarafın kusuru belirlenirken dikkate alınamaz.
Çünkü, aldatılan taraf evlilik içinde özgür iradesiyle değil; eşinin zina fiiline tepki olarak söz konusu sözleri sarf etmektedir (Hukuk Genel Kurul Kararı -K.2018/112).

Aldatma fiili, bir eşin diğer eşe karşı işlemiş olduğu bir haksız fiildir. Bu nedenle, aldatılan eş, kusurlu olan diğer eşten zina nedeniyle açılan tazminat talep edebilir (Türk Medeni Kanunu m.174).

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu 2018 yılında verdiği kararla, eşlerin zina nedeniyle üçüncü kişilerden tazminat talep etme hakkı olmadığına hükmetti. Karara göre, aldatma olgusu haksız fiil olarak değerlendirilemez, sadakat yükümlülüğü eşler arasında geçerlidir, üçüncü kişilerin zincirleme bir biçimde sorumlu olacağında dair Medeni Kanun’da özel hüküm de olmadığından, zina nedeniyle üçüncü kişiden maddi veya manevi tazminat talep edilemez.

Davalı-karşı davacı kadın aleyhine evlilik birliğinin sarsılması (Türk Medeni Kanunu m. 166/1-2) hukuki sebebine dayalı boşanma davası açmış, Davalı-karşı davacı kadında davacı-karşı davalı erkek aleyhine evlilik birliğinin sarsılması (Türk Medeni Kanunu m. 166/1-2) hukuki sebebine dayalı karşı boşanma davası açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda kadının davasının reddine, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen zina hukuksal sebebine dayalı olarak boşanmalarına karar verilmiştir.
Davacı-karşı davalı erkeğin zina (aldatma) hukuki sebebine dayalı davası olmadığı gibi bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah da bulunmamaktadır.

Bu durumda, davacı-karşı davalının davası evlilik birliğinin sarsılması (Türk Medeni Kanunum. 166/1-2) hukuki sebebine dayalı olduğuna göre, delillerin bu çerçevede değerlendirilerek, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi gereğince kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Karar : 2017/3791).

Davacı-karşı davalı erkek; zina –aldatma- (TMK m.161) ve evlilik birliğinin sarsılması (Türk Medeni Kanunu m.166/1) hukuki sebeplerine dayalı olarak boşanma talep etmiştir.

Mahkemece, kısa kararda erkeğin davasının münhasıran zina sebebi ile kabul edildiği belirtildiği halde, gerekçeli kararın hüküm kısmı ile hükmün gerekçesinde ise, “tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı” kabul olunarak boşanmalarına karar verilmiştir. Gerçekleşen bu durum karşında, gerekçe ve gerekçeli kararın hüküm kısmı ile tefhim edilen kısa karar arasında çelişki oluşturulmuştur (HMK m. 297). Gerekçe ve hüküm ile kısa karar arasında oluşan çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Karar : 2017/2690).

  • gaziantep boşanma avukatı ali tümbaş

Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer?

15/09/2021|

Boşanma aşamasına gelmiş tarafların sıklıkla tarafımıza yönelttiği sorulardan biride davanın ne kadar zaman alacağıdır. Boşanmanın çiftler üzerinde bir takım psikolojik etkilerinin olduğu düşünüldüğünde elbette dava [...]

  • aile hukuku boşanma gaziantep

Anlaşmalı Boşanma Davasını Kim Açmalı?

10/09/2021|

Anlaşmalı boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nun en fazla uygulanan ve gündeme gelen hükümlerinden biridir. Boşanma davalarının geneline bakıldığında %90 oranında anlaşmalı boşanma davalarının görüldüğü ortaya [...]

  • gaziantep boşanma avukatı ali tümbaş

Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma

09/09/2021|

Boşanma sebepleri; Özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere ikiye ayrılır. Aldatma (zina); özel bir boşanma sebebidir. Davacının aldatma olgusunu ispatlaması halinde mahkeme tarafların diğer [...]

Abonemiz Ol

GÜNCEL HUKUKİ GELİŞMELERDEN İLK SEN HABERDAR OL

Abone Listesine Gönderildi.
Bir hata oluştu. Lütfen mail adresinin doğru olduğundan emin olunuz.

Aile Hukuku, Ceza Hukuku ve İdare Hukukuna İlişkin Haber ve Makaleler

Avukat
AvukatAli Tümbaş
Hizmetlerimizi müvekkillerimizin değişen ihtiyaçlarına uygun olarak geliştirmeye ve yenilikçi, kaliteli hizmetler sunmaya kararlıyız.

Avukat Ali Tümbaş, 2003 yılında mezun olduğu hukuk fakültesi sonrası meslek hayatını Gaziantep Barosu‘na kayıtlı olarak Avukatlık ve Danışmanlık hizmeti vermektedir.

Özellikle Yurtdışında alınmış olan yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi ile Aile Hukukundan kaynaklı Anlaşmalı veya Çekişmeli Boşanma, çocuğun velayeti, iştirak ve yoksulluk nafakası, mal rejimi/mal paylaşımı ve Maddi/Manevi Tazminat alanlarında hizmet vermekte olup bu alanlarla ilgili çeşitli sertifikaları bulunmaktadır.

Avukat Ali Tümbaş avukatlık mesleği yanında Aile Hukukunun Mal rejimi (Malların paylaşımı) alanında almış olduğu profesyonel eğitim ile ayrıca bilirkişilik sıfatına da haizdir.

Yine Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı Arabulucular Siciline Kayıtlı Uzman Arabulucu olarak da görev yapmaktadır.

İş Hukuku, Ticaret Hukuku, Tüketici Hukuku alanlarında özel uzmanlık eğitimini de tamamlanmıştır. Aile Hukuku Uzman Arabuluculuk kapsamında da çalışmaları devam etmektedir.

Avukat Ali Tümbaş genelini ilgilendiren birçok davası haber konusu edilmiştir.


En karakteristik özellikleri arasında azimli, sıkı takipçi oluşu ve her zaman ulaşılabilir olması yer almaktadır.

Düzenli olarak çeşitli yayın alanlarında makaleler yazmaktadır.