Vesayet Davası ve Vasi Tayini

Vesayet Davası Nedir?


Velayet altında olmayan küçüklerin ve korumak amaçlı bazı erginlerin adına yapılan hukuki işlem vesayet davasını oluşturur. Kişilerin vesayet altına alınması için tespit yapılması ve vasi olarak bir kişinin görevlendirilmesi gerekir. Bu yüzden vesayet davaları, vasi tayini davası olarak da anılır.

Vesayet davaları; basit yargılama usulüne uygun yapılırken, adli tatillere denk gelse de süreç işler. Kısıtlama kararı verildiğinde, kısıtlanan kişinin yerleşim yeri ve nüfusunun kayıtlı olduğu yerde ilan edilir. Türk Medeni Kanunu 410.maddesine göre ise; vasinin yerleşimi yerinin, vesayet makamınca izin verilmediği sürece değiştirilmesi de mümkün değildir.

Vasi Tayini Belgesi Nasıl Alınır?

Akıl sağlığının oluşması durumunda; kendi işini görmeyen ya da bakıma muhtaç kişilerin günlük yaşamlarını idame ettirebilmeleri için vasi tayini yapılır. Vesayet süresi ise; kişiye vasinin atanmasıyla birlikte 2 yıldır. Bu süre dolduğunda vasi değişimi yapılabilir.

Vasi tayin belgesi için; kişinin kendi akrabası ya da yakını, Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvuru yapar. Yani birincil derecede akrabalar vasi tayini için tercih edilen kişilerdir. Ancak kesin kural değildir. Kişiye yakın biri de vasi olabilir.

Vesayet ve Vasi Tayini (Atanması) Nedir?

Vesayet, bazı ergin kişilerin veya velayet altında bulunmayan küçüklerin kişisel ve maddi menfaatlerini korumak amacıyla 4721 sayılı Medeni Kanun ile düzenlenmiş bir hukuk kurumudur. Vesayet altına alınma, kanuni bir zorunluluktan kaynaklanabileceği gibi kişinin kendisi de bazı durumlarda vesayet altına alınmasını mahkemeden talep edebilir.

Vesayet altına alınan herkese bir vasi tayin edilir. Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür (MK m.403).

Medeni Kanun 404, 405, 406 ve 407 maddelerinde vesayeti gerektiren haller ve şartları tek tek sayılmış, 408. maddede ise kişinin kendi isteğiyle vesayet altına alınması isteğe bağlı kısıtlama düzenlenmiştir.

Vesayeti Gerektiren Haller Nelerdir?

Medeni Kanun’a göre vesayeti gerektiren haller şunlardır:

  • Yaş küçüklüğü,
  • Kısıtlanma
  • Hürriyeti bağlayıcı (hapis cezası) ceza alma,
  • Kişinin kendi isteğiyle vesayet altına alınmayı talep etmesi.
  • Yaş Küçüklüğü Nedeniyle Vesayet
  • Velâyet altında bulunmayan 18 yaşından küçük her çocuk vesayet altına alınır.

Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir hâlin varlığını öğrenen nüfus memurları, idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Bu durumda vesayeti gerektiren halleri beş ana başlık halinde saymamız mümkündür;

1-YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ NEDENİYLE VESAYET

TMK m.335 hükmü gereği ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Kural, küçüğün ana ve babasının velayeti altında bulunması olsa da ana veya babanın yeniden evlenmesi durumunda, çocuğun menfaati gerekiyorsa, durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi atanabilir.
Bu hususta verilebilecek bir diğer örnek, küçüğün anne ve babasının her ikisinin de öldüğü haldir. Böyle bir durumda da yine çocuğun menfaatlerinin gözetilmesi adına vasi atanması gerekir.

2-AKIL HASTALIĞI VEYA AKIL ZAYIFLIĞI NEDENİYLE VESAYET

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı ergin bir kimsenin fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla kısıtlanması sebebidir.
TMK m.405/1 gereği, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.Söz konusu maddenin uygulama alanı bulabilmesi için bir kimsede, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunması şart ise de sadece akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunması yeterli değildir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kimsenin aynı zamanda kendi işlerini görememesi veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli olarak yardım gerekmesi ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokma halinin söz konusu olması gerekmektedir.

3-SAVURGANLIK, ALKOL VEYA UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI, KÖTÜ YAŞAMA TARZI, KÖTÜ YÖNETİM NEDENİYLE VESAYET

Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim halleri de ergin bir kimsenin fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla kısıtlanma sebeplerinden biridir.TMK m.406 gereği, savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.

4-ÖZGÜRLÜĞÜ BAĞLAYICI CEZA NEDENİYLE VESAYET

TMK 407/1 gereği, 1 yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır.

İSTEK ÜZERİNE (İRADİ) KISITLANMA NEDENİYLE VESAYET

Yukarıda anlattığımız sebepler dışında, kanunda sayılan sınırlı şartların gerçekleştiğini ispat eden ayırt etme gücüne sahip her ergin mahkemeden kendisi hakkında kısıtlama kararı verilmesini talep edebilir.Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.